Aytepe Diriliş Kampı 2. Gün
Kampın 2. gününde 9.30
kahvaltıya gittik. Biz daha farklı kahvaltı beklerken zeytin peynir bal haşlanmış
yumurta olan bir kahvaltıyla karşılaştık. Beni hayal kırıklığına uğratan geçen
sene gittiğim kampın hem yemek hem de kahvaltının mükemmel olmasıydı. Mükemmel diyorum
çünkü gerçekten de menüsü ve lezzetleri çok güzeldi. Bu zamana kadar yemediğim
yediğim yemekleri orada yemiştim.
Kahvaltıdan sonra
zumba yapacaktık. Telefondaki verileri bilgisayara aktardığımda zumba
müziklerimde gitmiş. Bunu kampta anladım. Bu yüzden gidebileceğimiz tek araç
olan ambulansla Aytepe kampına gittik. Orada hem telefon çekiyor hem de wi-fi
olduğu için müzikleri indirmem kolay olmuştu.
Bizim kamp alanımızda
telefon çekmiyordu. 2 gün boyunca telefonsuzduk. Benim için bir şey değişmemişti
normalde de telefonla fazla uğraşan veya sosyal medyaları olan birisi değilim. Kamp
arkadaşlarım için biraz zor olmuştu J
Müzikleri indirip
kamp alanına geri döndük. Saat 10.30da etkinlik saati olduğu için ilk olarak
zumba yaptık. Aklıma gelen 4 şarkıyı indirmiştim. İlk 2 sinde daha herkes nefes
nefese kaldı. Kısa bir ara verdik. Son 2 şarkımızı da tamamladık. Sınavlar falan
derken yaklaşık 1 ay zumbaya ara verdiğim için ben bile yorulmuştum. Yurtta 1
saat zumba dersi verdirip yorulmayan ben sona doğru nefes nefese kalmıştım J
Zumba dan sonra
oyunları daha iyi oynaya bilmek için herkes yurt yurt ayrıldı. Biz molekül
oyununu oynadık 3 kişi kol kola giriyor, ebe ortadaki kişisi kovalıyordu. Ve bizde
3lü gruplar ebden kaçıyorduk ortada ebe ve bir kişi daha olduğu için ebe
ortadaki kişiyi yakalayamadan kovalanan kişi 3lü gruplardan bir kişinin koluna
giriyor ve o grubun başında olan kişi ebeden kaçmaya başlıyordu böylece oyun
devam ediyordu.
Oyunu şekil üzerinden
anlatmaya kalkarsam Z ebe Y ise kovalanan kişi diyelim. Y kişisi ebeye yakalanmadan
kaçmayı başarır ve X’li gruplardan birinin koluna girerse, grubun başında kalan
X kovalanan olmuş oluyor. Bu kovalanan Y’yi Z ebelerde bu sefer ebe Z olmuş
olur.
Oyundan sonra kamp
alanında eski bir madene benzeyen bir mağara bulduk. Girişinde eski bir demir
vagon ve demirden ray sistemi vardı. Biraz eski dökük olsa da bizi mağaranın güzelliği
cezbetmişti. Dikkatli bir şekilde 3 arkadaş mağaraya indik. Tavandan sular
damlıyordu. Ve çok güzel sarkıtlar vardı etrafımızda. İlk defa böyle bir yere
girmiştim içerisi biraz karanlıktı dikkatli olmamız lazımdı yerler çamur ve
kaygandı. İçeride eski bir elektrik hattı vardı. Ve birden derinleşiyordu o
derinleşen yere merdiven koymuşlardı. Acaba eskiden buradan ne çıkıyordu küçük
bir mağaraydı ama güzeldi.
Mağarada da bulunan
çamurlar kile benziyordu. Bizde hemen yüzümüze sürdük sonuçta bu kadar temiz ve
doğal çamuru veya kili bir daha bulamazdık.
Burnumun üzerinde
inatla beni bırakmayan siyah noktalarım sanki kili kendine doğru çekmişti ve
oraları delik delik kalmıştı. Yüzümüzü yıkadıktan sonra fark ettik ki cildimiz
pamuk gibi olmuştu ve burnumdaki siyah noktalarımda azalma olmuştu. J kampta hoşuma giden
ikinci olay bu olsa gerek. J
Yüzümüzü yıkadıktan
sonra yemek saatine kadar 1 saat odamızda dinlendik. Yemeğimizi yedikten sonra
Aytepe kampına gittik. İki kamp arasında yaklaşık 15 dakikalık bir yürüme mesafesi
vardı. Aytepe kampında paintball oynadık. Ok attık. Paintball’u ilk defa
oynuyordum kişi sayımız ideal olduğu için eğlenceli olmuştu.
Sıra ok atmadaydı
geçen senede ok attığım için ilk olarak ben attım J ilk atışım da hedefi
vurmuştum arkadan kocaman bir oooooo gelince ikince atışta dikkatim dağıldı ve
hedefi vuramadım. Süremiz sınırlı olduğu için sadece 2 ok atabilmiştik.
Sıra geldiğimiz yeni
kamp alanını keşfetmeye. Burası geçen sene geldiğim kamp alanıydı. Geçen seneden
bu seneye değişiklik yapılmıştı. Hamağı görür görmez kendimi hamağın sevgi dolu
sımsıkı sarılan halatlarının arasına bıraktım. J
Uzun süre yattıktan
sonra sıra geldi yurtlar arası bilgi yarışmasına kimin katılacağına. Yurdumuzda
katılmak isteyen öğrenciler arasından kura çekildi isimler belirlendi.
Yarışmada yurdumuz 2.
oldu. Yarışma sonunda çerez ikram edildi ve kampımıza dönüş vakti gelmişti. Çok
yorulmuştuk yemek yiyip odalarımıza çekildik.
Bu akşam son gecemiz
olduğu için kamp ateşi yakılacak ve yurtlar arası en’ler seçilecekti.
Biz o kadar çok
yorulmuştuk ki odalarımıza geçer geçmez herkes yatağında uyuya kalmıştı. Yurt memuzumuzun uyandırması bile etkili
olmamıştı uyanmamız için. Oysa ki sesi bize ninni gibi gelmişti. Ama benim
kalkmam gerekiyor zar zor yatakla aramdaki çekim gücünü azaltarak yatağımdan
kalktım. Saat 21.30du kamp ateşi yakılmış en’ler seçilmiş hediyeleri
veriliyordu.
Beni ilk sırada en
dinamik öğrenci olarak seçmişlerdi ama ben olmayınca benim yerime başka
arkadaşımı seçmişler. J
Kamp ateşi bitmiş
dağılmaya başlamıştık. Herkes odalarına çekiliyordu. Bizde bizim yurdun
öğrencileri olarak bir eve toplanmış güzel sohbet eşliğinde bir şeyler yiyorduk.
İçin rahattı artık Pazar
günü yapılacak olan seminere geç kalmayacaktım arkadaşım ile sabah ambulans
değişi olurken merkeze inecektik. Nedendir bilmem ama hayatımda hep ambulansa
binmek istemişimdir. Kampın ilk gecesi arkadaşımın ayağına çivi battığında yanında
gitmek istemiştim ama kamp sorumluları kabul etmemişti. Artık ne kadar çok
istediysem 2.gün ambulansla müzik indirmek için diğer kampa gitmiştik. Şimdi ise
seminere gidecektim. Saat 6.40da hareket ettik. Böylece 2 gecelik kamp maceram
bitmiş oldu.
Deli dolu 2 gün
bitmişti bile.







Yorumlar
Yorum Gönder